Aselsan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aselsan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2011 Cumartesi

Aselsan'dan milli hava savunma aracı geliyor..

Sözleşme kapsamında FNSS firmasının, prototip sistemlerde kullanılmak üzere, projenin ihtiyaçlarına uygun şekilde üç adet Zırhlı Paletli Taşıyıcı Platformu (ZPTP) üreteceği belirtildi.

ASELSAN tarafından geliştirilen 35 mm Kundağı Motorlu Namlulu Alçak İrtifa Hava Savunma Silah Sisteminde, FNSS zırhlı araçlarının kullanılacağı bildirildi.

ASELSAN'dan yapılan yazılı açıklamada, 35 mm Kundağı Motorlu Namlulu Alçak İrtifa Hava Savunma Silah Sistemi'nin (KMNAİHSSS), Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçları doğrultusunda ASELSAN tarafından geliştirilmesi için şirket ile FNSS Savunma Sistemleri A.Ş arasında IDEF Fuarında sözleşme imzalandığı bildirildi.

Sözleşme kapsamında FNSS firmasının, prototip sistemlerde kullanılmak üzere, projenin ihtiyaçlarına uygun şekilde üç adet Zırhlı Paletli Taşıyıcı Platformu (ZPTP) üreteceği belirtildi.

Projenin geliştirme döneminde bir adet Komuta Kontrol Aracı ve iki adet Silah Sistemi Aracı prototipi üretileceği belirtilerek, projenin ayrı bir sözleşme kapsamında yürütülecek olan seri üretim döneminde ise 13 adet Komuta Kontrol Aracı ile 40 adet Silah Sistemi Aracının üretilmesinin planlandığı kaydedildi.

KMNAİHSSS projesinin, hava savunma alanında komuta kontrol, radar, atış kontrol ve silah sistemleri gibi birçok konuda ASELSAN'ın sahip olduğu bilgi birikiminden faydalanılarak yürütüldüğü ifade edilerek, sistemde MKE Kurumu tarafından üretilecek 35 mm uçaksavar topu kullanılacağı bildirildi.

KMNAİHSSS'nin, zırhlı mekanize birliklerin alçak irtifa hava savunmasında kullanılacağı belirtildi.

Açıklamada, Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar'ın, imza töreninde, ''Böylece namlulu hava savunma sistemleri alanında tüm ihtiyacı Türkiye'de karşılamış oluyoruz. Bu sistemler eminim ki dünya pazarında da yer bulacaktır'' dediği kaydedildi.

-ASELSAN VE FNSS ''PENÇE''SİNİ GÖSTERDİ-

İmza töreninin ardından Bayar'ın, yine ASELSAN ve FNSS işbirliği ile geliştirilen ''PENÇE uzaktan komutalı silah kulesi''ni incelediği belirtildi. Açıklamada şöyle denildi:

''FNSS ve ASELSAN arasında imzalanan ortak ürün geliştirme işbirliği protokolü ile başlatılan projede, tekerlekli ve paletli zırhlı araçlar üzerine monte edilmek üzere 25 mm kalibrede otomatik top ve eş eksenli 7.62 mm makineli tüfek ile teçhiz edilmiş, zırh korumalı, üzerinde gündüz/gece ve kötü hava şartlarında görüş sağlayan kamera ve algılayıcılar bulunan, hareket halinde atış için stabilizasyon sistemine sahip uzaktan komutalı bir kule geliştirildi. PENÇE adı verilen kule, ilk kez IDEF Fuarında sergilendi.

Proje kapsamında ASELSAN, kule servo kontrol sistemi ve elektro-optik sistemlerin; FNSS ise kule ve silah besleme, destek ve mekanik sistemlerin tasarım ve imalatını gerçekleştirdi.''

Uzaktan komutalı silah istasyonları ve kulelerin, zırhlı araçlar üzerinde giderek artan bir kullanım alanı bulunduğu, bunun başlıca nedenlerinin de ''silahı kullanan personelin aracın içinde zırh koruması altında bulunması sayesinde muharebe esnasında hedef alınmasının önüne geçilmesi, üzerinde bulunan görüş sistemleri, algılayıcılar ve stabilizasyon sistemi vasıtasıyla gündüz, gece ve her tür hava şartında hareket halinde yüksek isabet oranıyla atış yapılabilmesi ve sepetsiz tasarımı sayesinde araç faydalı iç hacminden en az kayıp ile uygulanabilmesi'' olduğu kaydedildi.

Gelecekte karşılaşılabilecek yeni ihtiyaçlara hızlı cevap verebilmek amacıyla kısa sürede modifiye edilmeye ve geliştirilmeye uygun bir tasarıma sahip olan ''Pençe''nin, entegre edileceği hem paletli hem de tekerlekli zırhlı araçlara üstün bir muharebe yeteneği kazandırdığı, modern orduların taleplerine uygun şekilde geliştirilen sistemin, dünyadaki benzer örneklerinin çok az olması sebebiyle yurt içi ve yurt dışı satış potansiyelinin de çok yüksek olacağı vurgulandı.

BeyazGazete

13 Şubat 2011 Pazar

4 intihar ve sonrası..

ASELSAN intiharlarında şok bir gelişmeyaşandı..

ASELSAN mühendisi Burhaneddin Volkan'ın babası emekli Başçavuş Mahmut Volkan'ın, 'Casusluk' soruşturmasını yürüten Özel Yetkili Savcı Fikret Seçen'e kritik bilgiler verdiği öğrenildi.

ASELSAN'da yaşanan 4 sır intiharın son halkası olan ve askerlik görevini yerine getirirken nöbet esnasında şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden ASELSAN mühendisi Burhaneddin Volkan'ın babası emekli Başçavuş Mahmut Volkan'ın, 'Casusluk' soruşturmasını yürüten Özel Yetkili Savcı Fikret Seçen'e kritik bilgiler verdiği öğrenildi. Acılı baba Volkan'ın Savcı Seçen'e ulaştırdığı dilekçesinde, oğlunun psikolojisinin kimyasallar kullanılarak bozulduğunu öne sürdüğü görülüyor.

Aselsan'da ard arda yaşanan 4 sır intiharın son halkası olan ve askerlik görevini yerine getirirken nöbet esnasında şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden ASELSAN mühendisi Burhaneddin Volkan'ın babası emekli Başçavuş Mahmut Volkan'ın, 'Casusluk' soruşturmasını yürüten Özel Yetkili Savcı Fikret Seçen'e kritik bilgiler verdiği öğrenildi.

DİLEKÇEDE ŞOK AYRINTILAR VAR

ASELSAN'ın Komuta Kontrol ve Haberleşme Yazılım Mühendisliği'nin Uçak Komuta Kontrol Merkezi bölümünde başarılı işlere imza atan genç mühendis Burhaneddin Volkan'ın, 3 arkadaşının şüpheli şekilde hayatlarını kaybetmesinin ardından, vatani görevini yapmak üzere gittiği Ankara'daki birliğinde vefat etmesinin üzerindeki sır perdesi halen aralanmazken, acılı baba Mahmut Volkan'ın Özel Yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Fikret Seçen'e ulaştırdığı dilekçesinde şok ayrıntılar ortaya çıktı. Acılı babanın dilekçesinde, oğlu Burhaneddin Volkan'ın Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra ASELSAN'a mühendis olarak girdiğini ve burada uçak komuta kontrol merkezi bölümünde çalışan 8 mühendisten biri olduğunu belirttiği görülüyor.

Söz konusu dilekçede acılı baba, oğlunun kimlik kartında organ nakli kısmına 'hayır'ı işaretlemesine karşın tüm organlarının alındığını ifade ederken, ASELSAN'da çalışırken oğlunun kimyasallar kullanılarak psikolojisinin bozulduğunu öne sürüyor. Oğlunun organ nakline 'hayır' dediğini belgeleyen kimlik kartını da dilekçe ile birlikte Savcı Seçen'e gönderen acılı baba Mahmut Volkan, kışladan kendisine gelen bazı telefonlarda oğlunun anlatıldığı gibi intihar etmediği, tanıkların yönlendirme sonucu askeri savcılığa bu yönde ifade verdiğini de iddia ediyor.

ERGENEKON'U İLK OĞLUNDAN DUYMUŞ

Henüz Ergenekon örgütünün adı hiç bilinmezken oğlunun Ergenekon'dan söz ettiğini vurgulayan acılı baba Volkan, dilekçesinde, "2007 yılının başında Ergenekon örgütünün genelde adı bilinmezken oğlum örgütten söz ediyordu. 'Baba Ergenekon isminde bir örgüt var. Bunlar demokrasi adına ülkeyi mafya patronu gibi yönetmek istiyorlar. Bir sürü faili meçhul cinayet işledikleri halde bunlara bir şey olmuyor. Yakalanmıyorlar' diyordu" dediği görülüyor.

ASELSAN'DAN ANSIZIN AYRILMA İSTEĞİ

Oğlu Burhaneddin Volkan'ın ASELSAN'da başarılı işlere imza attığını ve işini çok sevdiğini vurgulayan emekli Başçavuş Mahmut Volkan dilekçesinde ayrıca, oğlunun ansızın işten ayrılmak istediğini ifade ediyor. Acılı baba, kısa süre sonra ASELSAN'da ki işinden ayrılan oğlu Burhaneddin Volkan'ın eve döndüğünde psikolojik sorunlar yaşadığını gördüğünü de anlatıyor.

"BENİ 'SNİPER'LAR KOVALIYOR"

Acılı baba Volkan'ın dilekçesinde, şu ifadelere yer verdiği görülüyor: "Oğlum eve döndüğünde iradesi yok gibiydi. 'Beni sniperlar kovalıyor' diyerek, işaret parmağını alnına dokundurarak 'Bom' diyordu. 'Anne-baba siz ölmeyin. Sizin yerinize ben öleyim' diyordu. Mantıklı cümle kuramıyor, kesintili bir biçimde konuşuyordu. Kendisini devlet hastanesine götürdük. Tedavi süreci başladı. Düzenli tedavinin ardından mantıklı cümleler kurabilmeye başladı. ASELSAN'da intihar eden mühendisler konusunda konuşmaya başladık. Ölenlerin başarılı mühendisler olduğunu söyledi. Kaygıları vardı. Ve hemen askere gitmek istiyordu."

ASELSAN MÜHENDİSİNDEN ŞOK CEVAP

Oğlunu askerliği biraz ertelemesi konusunda ikna edemediğini vurgulayan baba Volkan, dilekçesinde, "Oğluma sen ASELSAN'da nasıl bir iş yapıyordun?' diye sordum. Cevaben, 'Sır baba sır. Herşeyi açıklarsam size de zarar verirler. Uçaklara sahip çıkmaya çalışıyoruz. Irak'ın da uçakları vardı. Ama savaşta hiç biri yerden havalanamadı' dedi. Askere gitmek talebini yenileyip duruyordu. En güvenli yer olarak orayı görüyordu" dedi.

REVİR YERİNE NÖBETE

Oğlunun kısa süre sonra askere gittiğini belirten baba, dilekçesinde, "Eğitim birliğinde bir sorun olmadı. Esas birliğinde daha önceki gibi yine rahatsızlanmış. Bir tıp merkezinde ayaküstü tedavi görmüş. Ertesi gün kendi imkânları ile özel doktora çıkmak için birlik komutanından izin istemiş. Durumu iyi değilmiş. Ancak o haliyle eline silah verilip ücra bir noktaya nöbete göndermişler. Kendini bilmez bir halde nöbetçi silahı ile başına bir el ateş ettiğinden GATA hastanesine kaldırılmış. Ancak hayatını kaybetmiş. Tedaviye gönderilmesi gereken oğlum, iradesi yok iken nöbete gönderilmiştir" diyor.

"ÇOCUKLARIN ONURLARINI KURTARALIM"

Casusluk çetesi ile birlikte ortaya çıkan gerçeklerden etkilenerek dilekçe yazmaya karar verdiğini belirten acılı baba Volkan, "En son Casusluk çetesi ile ilgili çıkan notlarda 'Aselsan ve Sagem'de sorun çıkaranlar var', 'Elimde kırk bin dolarlık bir proje var. Bu proje herkesin ağzını sulandırır. En az yirmi bin dolar eder' gibi notlar çıkması, ASELSAN'da ölen mühendislerle bunların bağlantısının olabileceği umut ışığıyla bu dilekçeyi kaleme aldım. Faydası olur umudundayım. Şifahi olarak da bilgim dahilinde sorularınızı cevaplandırmaya hazırım. Yeter ki ölen bu çocukların onurlarını kurtaralım" diyor.
Beyazgazete