bilim adamları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilim adamları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2011 Cumartesi

Aselsan'dan milli hava savunma aracı geliyor..

Sözleşme kapsamında FNSS firmasının, prototip sistemlerde kullanılmak üzere, projenin ihtiyaçlarına uygun şekilde üç adet Zırhlı Paletli Taşıyıcı Platformu (ZPTP) üreteceği belirtildi.

ASELSAN tarafından geliştirilen 35 mm Kundağı Motorlu Namlulu Alçak İrtifa Hava Savunma Silah Sisteminde, FNSS zırhlı araçlarının kullanılacağı bildirildi.

ASELSAN'dan yapılan yazılı açıklamada, 35 mm Kundağı Motorlu Namlulu Alçak İrtifa Hava Savunma Silah Sistemi'nin (KMNAİHSSS), Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçları doğrultusunda ASELSAN tarafından geliştirilmesi için şirket ile FNSS Savunma Sistemleri A.Ş arasında IDEF Fuarında sözleşme imzalandığı bildirildi.

Sözleşme kapsamında FNSS firmasının, prototip sistemlerde kullanılmak üzere, projenin ihtiyaçlarına uygun şekilde üç adet Zırhlı Paletli Taşıyıcı Platformu (ZPTP) üreteceği belirtildi.

Projenin geliştirme döneminde bir adet Komuta Kontrol Aracı ve iki adet Silah Sistemi Aracı prototipi üretileceği belirtilerek, projenin ayrı bir sözleşme kapsamında yürütülecek olan seri üretim döneminde ise 13 adet Komuta Kontrol Aracı ile 40 adet Silah Sistemi Aracının üretilmesinin planlandığı kaydedildi.

KMNAİHSSS projesinin, hava savunma alanında komuta kontrol, radar, atış kontrol ve silah sistemleri gibi birçok konuda ASELSAN'ın sahip olduğu bilgi birikiminden faydalanılarak yürütüldüğü ifade edilerek, sistemde MKE Kurumu tarafından üretilecek 35 mm uçaksavar topu kullanılacağı bildirildi.

KMNAİHSSS'nin, zırhlı mekanize birliklerin alçak irtifa hava savunmasında kullanılacağı belirtildi.

Açıklamada, Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar'ın, imza töreninde, ''Böylece namlulu hava savunma sistemleri alanında tüm ihtiyacı Türkiye'de karşılamış oluyoruz. Bu sistemler eminim ki dünya pazarında da yer bulacaktır'' dediği kaydedildi.

-ASELSAN VE FNSS ''PENÇE''SİNİ GÖSTERDİ-

İmza töreninin ardından Bayar'ın, yine ASELSAN ve FNSS işbirliği ile geliştirilen ''PENÇE uzaktan komutalı silah kulesi''ni incelediği belirtildi. Açıklamada şöyle denildi:

''FNSS ve ASELSAN arasında imzalanan ortak ürün geliştirme işbirliği protokolü ile başlatılan projede, tekerlekli ve paletli zırhlı araçlar üzerine monte edilmek üzere 25 mm kalibrede otomatik top ve eş eksenli 7.62 mm makineli tüfek ile teçhiz edilmiş, zırh korumalı, üzerinde gündüz/gece ve kötü hava şartlarında görüş sağlayan kamera ve algılayıcılar bulunan, hareket halinde atış için stabilizasyon sistemine sahip uzaktan komutalı bir kule geliştirildi. PENÇE adı verilen kule, ilk kez IDEF Fuarında sergilendi.

Proje kapsamında ASELSAN, kule servo kontrol sistemi ve elektro-optik sistemlerin; FNSS ise kule ve silah besleme, destek ve mekanik sistemlerin tasarım ve imalatını gerçekleştirdi.''

Uzaktan komutalı silah istasyonları ve kulelerin, zırhlı araçlar üzerinde giderek artan bir kullanım alanı bulunduğu, bunun başlıca nedenlerinin de ''silahı kullanan personelin aracın içinde zırh koruması altında bulunması sayesinde muharebe esnasında hedef alınmasının önüne geçilmesi, üzerinde bulunan görüş sistemleri, algılayıcılar ve stabilizasyon sistemi vasıtasıyla gündüz, gece ve her tür hava şartında hareket halinde yüksek isabet oranıyla atış yapılabilmesi ve sepetsiz tasarımı sayesinde araç faydalı iç hacminden en az kayıp ile uygulanabilmesi'' olduğu kaydedildi.

Gelecekte karşılaşılabilecek yeni ihtiyaçlara hızlı cevap verebilmek amacıyla kısa sürede modifiye edilmeye ve geliştirilmeye uygun bir tasarıma sahip olan ''Pençe''nin, entegre edileceği hem paletli hem de tekerlekli zırhlı araçlara üstün bir muharebe yeteneği kazandırdığı, modern orduların taleplerine uygun şekilde geliştirilen sistemin, dünyadaki benzer örneklerinin çok az olması sebebiyle yurt içi ve yurt dışı satış potansiyelinin de çok yüksek olacağı vurgulandı.

BeyazGazete

12 Nisan 2011 Salı

Google arama motorunda Yuri Gagarin...


Yuri Gagarin Google'a konu oldu. Google giriş logosunu Yuri Gagarin olarak değiştirdi. Yuri Gagarin kimdir?

Önemli gün ve haftalarda değişik anlam yüklü logolarla ana sayfasını değiştiren Google Arama Motoru, bugün karşımıza Yuri Gagarin ile çıktı. Çoğu zaman Yuri Gagarin gibi isimlerini bile çoğu kişinin hiç duymadığı, tarihte potansiyel bir yeri olan kişi ve konuları giriş sayfasından yansıtmayı Google artık bir alışkanlık haline getirdi.

Google Arama Motoru dünyanın en iyi arama motorlarının en iyisi. Nitekim istatistikler hep bu gösteriyor. Google'ın yaptığı bir yenilik, yaptığı bir vurgu dikkatleri hemen çekiyor. İnternet kullanıcılarının neredeyse tamamı bir anda Google'ın vurgusuna kilitleniyor. Bunun bir örneğini Google arama sonuçlarına "Yuri Gagarin" yazdığınızda hemen anlayabiliyorsunuz. Arama ekranı kutusuna Yuri Gagarin ifadesini yazdığınızda beraberinde Yuri Gagarin ile ilgili ogünün en çok aranan cümle grupları geliyor. "Yuri Gagarin kimdir? Yuri Gagarin neyi buldu? Yuri Gagarin biyografi? vs.." Hatta Yuri Gagarin nedir? gibi bir aramanın bile olduğunu görebiliyoruz.

İşte biz de bu sorulara cevap niteliğinde olması açısından Yuri Gagarin ile ilgili internetten derlediğimiz bir kaç paragrafı sizlerle paylaşıyoruz.

Yuri Gagarin kimdir?
Yuri Alekseyeviç Gagarin, 1961 yılında uzaya çıkan ilk insan ünvanını almıştır. 1934 yılında Kluşino'da doğdu. (Yuri Gagarin'in 1968'de ölümüyle beraber buranın adı Gagarin olarak değiştirildi.) Ailesi çiftçilikle uğraşıyordu. Sovyetler Birliği'nde milyonlarca aile gibi Yuri Gagarin'in ailesi de 2.Dünya Savaşı'ndan kötü bir biçimde etkilendi. Hocaları Yuri Gagarin'i zeki ve çalışkan ama biraz da yaramaz bir çocuk olarak tanımlarlardı.

Bir dökümhanede çıraklığa başlayan Gagarin daha sonra Saratov`da bulunan yüksek teknik okuluna seçildi. Oradayken "Hava Kulübü"ne girdi ve küçük uçaklarla uçmayı öğrendi. Bir hobi olarak başladığı bu iş zamanla hayatının önemli bir bölümünü kaplamaya başladı. 1955`de okulunu tamamladı ve bir pilot okulunda savaş uçağı eğitimi almaya başladı. Orada 1957 yılında evleneceği Valentina Goryacheva ile tanıştı. Eğitimden sonra hava şartlarının kötü olduğu Norveç sınırında bir bölgeye atandı.

Yuri Gagarin'in Uzaya ilk uçuşu
12 Nisan 1961 tarihinde Gagarin uzaya çıkan ilk insan oldu. Uzay gemisinin adı Vostok 1 idi. Uluslararası medyaya göre uzayda "Burada Tanrı falan göremiyorum." demişti. Ancak uzay uçuşu sırasında dünya ile yaptığı konuşmaların yayımlanan metninde böyle bir cümle yer almaz. Daha yörüngedeyken, TASS'in birinci kumandanı Rusya'dan Simon olarak bilinen Maksat Babayev tarafından rütbesi yükseltildi. Sovyet otoritelerine göre rütbe değişimin hemen yapılmasının sebebi iniş sırasında ölebileceğinin düşünülmesiydi. Ama bu gerçekleşmedi ve dünyaya çok ünlü biri olarak döndü. Sovyetler Birliği Komünist Partisi`ni "Bütün başarılarımızın düzenleyicisi" sözleriyle övdü.

Yuri Gagarin'in Ölümü
Kurumun antrenör vekili olma sürecinde, Gagarin savaş uçağı pilotu olmayı yeniden hak kazanması gerekti. 27 Mart 1968`de MiG-15 model uçağıyla rutin bir deneme sürüşü sırasında eğitmeniyle birlikte hayatını kaybetti. Kazaya neyin sebep olduğu bilinemedi.

14 Şubat 2011 Pazartesi

Tübitak Bilim Bursları


TÜBİTAK bilim bursları yüzde 25 arttırıldı
TÜBİTAK'tan burs artırma atağı. Bilim bursları %25 artırıldı.

Ülkemizin bilim toplumu olma yolunda atması gereken daha bir dünya adım olduğu muhakkak. Bu adımların sahibi olacak en öncelikli ayaklarsa hiç kuşkusuz bilim insanlarına ait olanlar. Ve bu yolda en az bilimsel araştırmalar kadar hatta belki onlardan bile fazla önemsenmesi gereken şey, ülkemiz topraklarını bilim insanlarımızın rahatça araştırmaları gerçekleştirebilecekleri, teşvik edildikleri, şevkle çalışabilecekleri bir hale getirmek. Yani ödenek sıkıntısı, malzeme eksikliği, bürokrasiden yahut başka unsurlardan kaynaklanan gecikmeler olmaksızın araştırmalarını yürütebilecekleri koşulları sağlamak. Ki onlar şevk içerisinde çalışsın… ki biz ülke olarak teknoloji ve bilim dünyasında saygın bir konum edinebilelim bu suretle.İşte TÜBİTAK da bu bağlamda son derece önemli bir adım atarak, bilim insanlarına yönelik eğitim ve araştırma burslarının %25 oranında arttırıldığı duyurdu. Ülkemizin bilim ve teknoloji alanında gelişmesinde en önemli role sahip olan bilim insanlarının yetiştirilmesi için yürütülen burs ve destek programları dahilinde verilecek yeni burs miktarları şöyle:

Yurt İçi Yüksek Lisans Burs Programı:

Tam Burs: 1,250 TL > 1500 TL
Kısmi Burs: 300 TL > 400 TL
Yurt İçi Doktora Burs Programı:

Tam Burs: 1,500 TL > 1,800 TL
Kısmi Burs: 400 TL> 500 TL
Doktora Öğrencileri için Yurt İçi Araştırma Burs Programı:

Tam Burs: 1,500 TL > 1,800 TL
Kısmi Burs: 500 TL > 600 TL
Yurt İçi Doktora Sonrası Araştırma Burs Programı:

Tam Burs: 1,750 TL > 2,250 TL
Kısmi Burs: 800 TL > 1000 TL
Yabancı Uyruklular için Doktora Burs Programı:

1,500 TL'den 1,800 TL
Yabancı Uyruklular için Araştırma Burs Programı:

1,750 TL >2,250 TL
Ayrıca bunların yanısıra araştırmacı ve bilim insanlarımızın çalışmalarını yurtdışında gerçekleştirmeleri engellemek ve gidenlerin de ülkemize yeniden geri dönmelerini sağlamak amacı ile beyin göçünü tersine çevirmek yolunda 'Doktora Sonrası Geri Dönüş Programı'nın burs miktarı da arttırıldı. Yeni karara göre, doktorasının ardından Türkiye'ye dönmek isteyen araştırmacılara verilen aylık burs miktarı 2,750 TL'den 3,250 TL'ye çıkarıldı.

BeyazGazete

13 Şubat 2011 Pazar

4 intihar ve sonrası..

ASELSAN intiharlarında şok bir gelişmeyaşandı..

ASELSAN mühendisi Burhaneddin Volkan'ın babası emekli Başçavuş Mahmut Volkan'ın, 'Casusluk' soruşturmasını yürüten Özel Yetkili Savcı Fikret Seçen'e kritik bilgiler verdiği öğrenildi.

ASELSAN'da yaşanan 4 sır intiharın son halkası olan ve askerlik görevini yerine getirirken nöbet esnasında şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden ASELSAN mühendisi Burhaneddin Volkan'ın babası emekli Başçavuş Mahmut Volkan'ın, 'Casusluk' soruşturmasını yürüten Özel Yetkili Savcı Fikret Seçen'e kritik bilgiler verdiği öğrenildi. Acılı baba Volkan'ın Savcı Seçen'e ulaştırdığı dilekçesinde, oğlunun psikolojisinin kimyasallar kullanılarak bozulduğunu öne sürdüğü görülüyor.

Aselsan'da ard arda yaşanan 4 sır intiharın son halkası olan ve askerlik görevini yerine getirirken nöbet esnasında şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden ASELSAN mühendisi Burhaneddin Volkan'ın babası emekli Başçavuş Mahmut Volkan'ın, 'Casusluk' soruşturmasını yürüten Özel Yetkili Savcı Fikret Seçen'e kritik bilgiler verdiği öğrenildi.

DİLEKÇEDE ŞOK AYRINTILAR VAR

ASELSAN'ın Komuta Kontrol ve Haberleşme Yazılım Mühendisliği'nin Uçak Komuta Kontrol Merkezi bölümünde başarılı işlere imza atan genç mühendis Burhaneddin Volkan'ın, 3 arkadaşının şüpheli şekilde hayatlarını kaybetmesinin ardından, vatani görevini yapmak üzere gittiği Ankara'daki birliğinde vefat etmesinin üzerindeki sır perdesi halen aralanmazken, acılı baba Mahmut Volkan'ın Özel Yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Fikret Seçen'e ulaştırdığı dilekçesinde şok ayrıntılar ortaya çıktı. Acılı babanın dilekçesinde, oğlu Burhaneddin Volkan'ın Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra ASELSAN'a mühendis olarak girdiğini ve burada uçak komuta kontrol merkezi bölümünde çalışan 8 mühendisten biri olduğunu belirttiği görülüyor.

Söz konusu dilekçede acılı baba, oğlunun kimlik kartında organ nakli kısmına 'hayır'ı işaretlemesine karşın tüm organlarının alındığını ifade ederken, ASELSAN'da çalışırken oğlunun kimyasallar kullanılarak psikolojisinin bozulduğunu öne sürüyor. Oğlunun organ nakline 'hayır' dediğini belgeleyen kimlik kartını da dilekçe ile birlikte Savcı Seçen'e gönderen acılı baba Mahmut Volkan, kışladan kendisine gelen bazı telefonlarda oğlunun anlatıldığı gibi intihar etmediği, tanıkların yönlendirme sonucu askeri savcılığa bu yönde ifade verdiğini de iddia ediyor.

ERGENEKON'U İLK OĞLUNDAN DUYMUŞ

Henüz Ergenekon örgütünün adı hiç bilinmezken oğlunun Ergenekon'dan söz ettiğini vurgulayan acılı baba Volkan, dilekçesinde, "2007 yılının başında Ergenekon örgütünün genelde adı bilinmezken oğlum örgütten söz ediyordu. 'Baba Ergenekon isminde bir örgüt var. Bunlar demokrasi adına ülkeyi mafya patronu gibi yönetmek istiyorlar. Bir sürü faili meçhul cinayet işledikleri halde bunlara bir şey olmuyor. Yakalanmıyorlar' diyordu" dediği görülüyor.

ASELSAN'DAN ANSIZIN AYRILMA İSTEĞİ

Oğlu Burhaneddin Volkan'ın ASELSAN'da başarılı işlere imza attığını ve işini çok sevdiğini vurgulayan emekli Başçavuş Mahmut Volkan dilekçesinde ayrıca, oğlunun ansızın işten ayrılmak istediğini ifade ediyor. Acılı baba, kısa süre sonra ASELSAN'da ki işinden ayrılan oğlu Burhaneddin Volkan'ın eve döndüğünde psikolojik sorunlar yaşadığını gördüğünü de anlatıyor.

"BENİ 'SNİPER'LAR KOVALIYOR"

Acılı baba Volkan'ın dilekçesinde, şu ifadelere yer verdiği görülüyor: "Oğlum eve döndüğünde iradesi yok gibiydi. 'Beni sniperlar kovalıyor' diyerek, işaret parmağını alnına dokundurarak 'Bom' diyordu. 'Anne-baba siz ölmeyin. Sizin yerinize ben öleyim' diyordu. Mantıklı cümle kuramıyor, kesintili bir biçimde konuşuyordu. Kendisini devlet hastanesine götürdük. Tedavi süreci başladı. Düzenli tedavinin ardından mantıklı cümleler kurabilmeye başladı. ASELSAN'da intihar eden mühendisler konusunda konuşmaya başladık. Ölenlerin başarılı mühendisler olduğunu söyledi. Kaygıları vardı. Ve hemen askere gitmek istiyordu."

ASELSAN MÜHENDİSİNDEN ŞOK CEVAP

Oğlunu askerliği biraz ertelemesi konusunda ikna edemediğini vurgulayan baba Volkan, dilekçesinde, "Oğluma sen ASELSAN'da nasıl bir iş yapıyordun?' diye sordum. Cevaben, 'Sır baba sır. Herşeyi açıklarsam size de zarar verirler. Uçaklara sahip çıkmaya çalışıyoruz. Irak'ın da uçakları vardı. Ama savaşta hiç biri yerden havalanamadı' dedi. Askere gitmek talebini yenileyip duruyordu. En güvenli yer olarak orayı görüyordu" dedi.

REVİR YERİNE NÖBETE

Oğlunun kısa süre sonra askere gittiğini belirten baba, dilekçesinde, "Eğitim birliğinde bir sorun olmadı. Esas birliğinde daha önceki gibi yine rahatsızlanmış. Bir tıp merkezinde ayaküstü tedavi görmüş. Ertesi gün kendi imkânları ile özel doktora çıkmak için birlik komutanından izin istemiş. Durumu iyi değilmiş. Ancak o haliyle eline silah verilip ücra bir noktaya nöbete göndermişler. Kendini bilmez bir halde nöbetçi silahı ile başına bir el ateş ettiğinden GATA hastanesine kaldırılmış. Ancak hayatını kaybetmiş. Tedaviye gönderilmesi gereken oğlum, iradesi yok iken nöbete gönderilmiştir" diyor.

"ÇOCUKLARIN ONURLARINI KURTARALIM"

Casusluk çetesi ile birlikte ortaya çıkan gerçeklerden etkilenerek dilekçe yazmaya karar verdiğini belirten acılı baba Volkan, "En son Casusluk çetesi ile ilgili çıkan notlarda 'Aselsan ve Sagem'de sorun çıkaranlar var', 'Elimde kırk bin dolarlık bir proje var. Bu proje herkesin ağzını sulandırır. En az yirmi bin dolar eder' gibi notlar çıkması, ASELSAN'da ölen mühendislerle bunların bağlantısının olabileceği umut ışığıyla bu dilekçeyi kaleme aldım. Faydası olur umudundayım. Şifahi olarak da bilgim dahilinde sorularınızı cevaplandırmaya hazırım. Yeter ki ölen bu çocukların onurlarını kurtaralım" diyor.
Beyazgazete

Süper yat geliyor.


Süper yat ayrıca çevreyi de koruyacak
Avustralyalı bir tasarımcının geliştirdiği süper yat suyun dört metre üzerinde saatte 400 kilometre hızla uçabiliyor.

Monash Üniversitesi’nde eğitimine devam eden 23 yaşındaki tasarımcı Jaron Dickson’un “Ekranoyacht” adını verdiği yat uçmak için hidrojen enerjisi kullanıyor, normal yatlar gibi yüzebilmesi için de elektrikli motoru bulunuyor. 35.6 metre uzunluğundaki yatta altı yatak odası ve bir salon yer alıyor. Milliyet'te de yer alan habere göre, “Avustralya Tasarım Ödülleri 2011” yarışmasına katılan Dickson, bu projeyi hazırlarken daha etkin bir deniz yolculuğunu ve çevreyi korumayı amaçladığını belirtti. Dickson, yatın dev camlarla kaplı olduğununa işaret ederek, bu sayede güneş ışığından yararlanıldığı ve enerji kullanımının azaltıldığını söyledi. Yatın 2025 yılında hazır olacağını belirten Dickson, “İnsanlar her zaman dinamik hayatlarını geliştirmek ve yeni ulaşım yolları bulmak istiyor. Benim projem bir yatın yaşanabilirliği ile uçağın etkinliğini birleştiriyor” dedi.

Beyazgazete

26 Ocak 2011 Çarşamba

Uzayı fethedecek ilk Türk


Uzaya ayak basacak ilk Türk
Uzay çalışmaları ve uzaya gidecek ilk Türk astronotun seçilmesi. İşte büyük hayalde gelinen nokta;

Türkiye, uzaya Türk astronot göndermek için 150 milyon TL'lik bir bütçe ayırırken, Hava Kuvvetleri Komutanlığı da 10 yıllık bir yol haritası çizdi.

Türkiye, Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde yapılacak uzay çalışmaları için 150 milyon TL ayırdı. SABAH'a konuyla ilgili bilgi veren Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar "Uzaya bir Türk astronot gönderilmesi konusunda Rusya'yla görüşüyoruz. 2000 yılından bu yana bazı çalışmalar yapıldı" dedi.

Milli Güvenlik Kurulu tarafından kabul edilen Ulusal UzayAraştırmaları Programı'na (UUAP) göre ilk Türk astronotlar, Türk Hava Kuvvetleri pilotları arasından belirlenecek. İlk aşamada nitelikleri uygun olan en az 20 pilot, astronot eğitimlerine tabi tutulacak. Bu konuda özellikle ABD ile işbirliğine önem veren Türkiye, Avrupa Uzay Ajansı ile de yakın bir işbirliği içinde bulunuyor. BM Uzay İşleri Ofisi, Türkiye'nin uzay çalışmalarını yakından takip ediyor ve bu konuda her türlü desteği veriyor. Havacılık ve Uzay Teknolojileri Enstitüsü de uzay çalışmalarına katkı veriyor. Enstitüde 100 subay, Uzay Bilimleri, Havacılık Mühendisliği, Elektronik Mühendisliği, Bilgisayar Mühendisliği ve Endüstri Mühendisliği dallarında eğitimlerini sürdürüyor.

Beyazgazete.com

9 Ocak 2011 Pazar

Beynen de göçtüler!


Ekonomik kriz beyin göçünü hızlandırdı

Yunanistan'da baş gösteren ekonomik kriz, Yunan bilim adamlarının Türkiye'ye göç etmesine neden oldu.

Yunanistan'dan bilim adamlarının ve üniversite hocalarının, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik kriz nedeniyle çalışmak için Türkiye'ye "göç ettikleri" belirtildi.

Atina'da yayımlanan Kathimerini gazetesi, "Yunanistan'daki çalışma koşullarından hayal kırıklığına uğrayarak kariyerlerini sürdürebilmek için Türkiye'ye giden üniversite hocalarının ve araştırmacıların, Türkiye'deki koşullardan en iyi sözlerle bahsettiklerini" yazdı.

Kathimerini, akademisyenlerle birlikte üniversite mezunlarının da yüksek lisans için Türkiye'yi seçtiklerini belirttiği haberinde, "Türkiye'de Yunan göçmenler artık bir gerçek. Yüksek düzeyde eğitimli uzman personel ve araştırmacılar, Yunan eğitim sistemini terk ederek, bugüne kadar bir göç hedefi olarak değil askeri bir tehdit olarak gördüğümüz bir ülkeye gidiyorlar" ifadelerine yer verdi.

Gazete, "Türkiye'deki yüksek öğrenim alanında daha iyi koşulların bulunmasının ve kütüphanelerin daha zengin olmasının Yunanlı eğitimci ve araştırmacıları cezbeden en önemli unsurlar olduğunu" belirttiği haberinde, Bilkent ve Boğaziçi üniversitelerinin Yunanlıların Türkiye'deki tercihlerinin başında geldiğini yazdı.

Kaynak:BeyazGazete

14 Aralık 2010 Salı

Genetik yine şaşırttı

Tayvan’da bilimadamları gen nakliyle melek balığını dünyanın en büyük ve parlak floresan balığına dönüştürdü.

Karanlıkta bile muhteşem renklerini sergileyen melek balıkları, Tayvanlı genetikçilerin ürünü.
Süs balıkları ihraç eden bir şirketin laboratuvarlarında, balıkların üreme organlarına floresan geni enjekte edildi.

3 yıl süren çalışmalar, bin 300 türü olan sihlidgil ailesi üzerinde yoğunlaştı. Bu türlerden biri olan melek balığında istenen sonuca ulaşıldı.

Gen naklinin ardından erkek ve dişi balıklara üremeleri için uygun ortam sağlanıyor. Ve yeni nesil beklendiği üzere ışık saçabiliyor.

Floresan melek balığının şeffaf yapısı dolayısıyla, özellikle mavi ışık altında, iskeleti ve iç organları da görünüyor.

Bu buluş şirkete Tayvan’ın en prestijli bioteknoloji ödülünü kazandırdı.

Araştırmalar farklı renkler ve daha büyük balıklar üzerinde yoğunlaşmış durumda. Çünkü süs balıklarının boyutu ne kadar büyürse, fiyatı da o kadar yüksekliyor.


Kaynak:Sanalbilisim.com